Ayşegül Karaali
Slovenia

Aisha yemyeşil doğası, zengin tarihi ve farklı kültürü ile bambaşka bir ülke olan Slovenya'yı geziyor. Sadece gezmiyor bir de anlatıyor; oranın tarihini, kültürünü ve bilinmeyen sırlarını. Aisha unutulanın, bilinmeyenin ve görünmeyenin peşinde. Görünen güzelliklerin içinde saklı kalan bilgileri eşeliyor. Gezilerinde şifayı arıyor ve Slovenya’da uygulanan alternatif tedavi yöntemlerini araştırıyor. Unutulmuş halk hikâyelerini yaşlı yerli halktan dinliyor, tarihi onlara soruyor ve ulaştığı tüm bu bilgileri kaynaklar ile karşılaştırıyor. Değişik Sloven festivallerinden yemeklerine kadar ülkenin kültürünü ve yerel hayatı tanıtıyor. Tüm bu deneyimlerini blogunda yazıyor. Aisha, elinde kitabı, sırtında çantası ile Slovenya’yı adeta onu takip edenlerle birlikte geziyor.

Genel TRAVELING

İRAN’A GİTME FİKRİ DE NEREDEN ÇIKTI KIZIM?

on
02/08/2019

Demişti dedem, ben İran’dan döndükten sonra. Aslında bu soruyu birçok kimse sormuştu ve cevabım her seferinde biraz farklıydı. Meğer ne çok sebebim varmış İran’a gitmek için.

Bilmeyenler için söyleyeyim. Ben 3 yıldır Slovenya’da yaşamakta ve orada okumaktayım. Slovenya evet. Avrupa’nın ortasındaki minnak, yeşil ülke. Eski Yugoslavya’dan ilk ayrilan ülke. Bu ülkenin ana dili Slovencedir.

Ben 2 yıldır Slovence öğreniyor ve Slovence eğitim görüyorum. Geçtiğimiz günlerde gezgin bir arkadaşım, İran’a gitme fikrinden bahsetmeye başladı. Coğrafya öğretmeni olan ve coğrafyanın toplumlar üzerindeki etkilerini araştırmakta, çok okuyan, çok düşünen bir adam.

Saatler ve günler süren sohbetlerimiz farklı kültürleri keşfetmeye ve insanları anlamaya olan merakımızı daha da güçlendirmişti.

Son zamanlarda onun elinden bırakamadığı kitap ”İran Uyanıyor”, bana bu kitabı hediye etti. Ben de Slovence bir kitabı anlıyor olmanın sevinci ile kitaba başladım.

Bu kitapta Ebadi, kariyerini ve özel yaşamını; inancını, deneyimlerini anlatıyor. İsyankâr seslerin bastırıldığı ya da acımasızca susturulduğu bir ülkede, isyankâr bir ses olup geleneksel hayatını sürdürme çabasını konu alıyor. 

Çok geçmeden ”İran’a gideceğim” dedi. İran’ı hem tarihi güzellikleri, hem de sosyolojik durumu ile görülmesi gereken bir yer olarak görüyordu.

Ben de bir gün gitmek istiyordum. Kitabı okudukça İran’a karşı olan merakım daha da artıyordu.

Bugünkü İran hakkında bildiklerim ABD ile arasındaki gerilim, ekonomik kriz ve baskıcı rejimden ibaretti. Medya, İran’ı pek de turistik bir nokta olarak göstermiyordu. Ancak gidenler vardı tabi.

Peki ya gitmek güvenli miydi?

Tekrar buluştuk. Bu sefer elinde Lonely Planet’in İran kitabı ile gelmişti. İran dünyanın en misafirperver ülkesiymiş. İran’ı ve İranlıları anlatan bu kitaba biraz göz attıktan sonra dünyada görülmesi gereken en ilginç yerlerden birinin İran olduğu konusunda ikimiz de hemfikirdik.

Peki ya birlikte gitmek konusunda da o kadar hemfikir miydik? Bana kalsa yalnız giderim ama İran’a yalnız gitme fikri ne kadar güvenli onu da henüz bilmiyordum.

Ve yolculuk başladı.

 

TAGS
RELATED POSTS

LEAVE A COMMENT