Ayşegül Karaali
Slovenia

Aisha yemyeşil doğası, zengin tarihi ve farklı kültürü ile bambaşka bir ülke olan Slovenya'yı geziyor. Sadece gezmiyor bir de anlatıyor; oranın tarihini, kültürünü ve bilinmeyen sırlarını. Aisha unutulanın, bilinmeyenin ve görünmeyenin peşinde. Görünen güzelliklerin içinde saklı kalan bilgileri eşeliyor. Gezilerinde şifayı arıyor ve Slovenya’da uygulanan alternatif tedavi yöntemlerini araştırıyor. Unutulmuş halk hikâyelerini yaşlı yerli halktan dinliyor, tarihi onlara soruyor ve ulaştığı tüm bu bilgileri kaynaklar ile karşılaştırıyor. Değişik Sloven festivallerinden yemeklerine kadar ülkenin kültürünü ve yerel hayatı tanıtıyor. Tüm bu deneyimlerini blogunda yazıyor. Aisha, elinde kitabı, sırtında çantası ile Slovenya’yı adeta onu takip edenlerle birlikte geziyor.

Bugün ekibimiz ile Slovenya’nın güneybatısındaki içeri Carniola bölgesinde bir karst alanı olan Cerknica’ya doğru yol alıyoruz.

Antik çağda adından ilk kez bahsedilen ve 15. yüzyıldan beri Avrupa haritalarında görünen Cerknica Gölü ve çevresi oldukça gizemlidir. Avrupa’nın en büyük ve aralıklı göllerinden biri olan Cerknica yılın belli zamanlarında kuruyarak kaybolur.   Ayrıca bu bölge, üzerinde birçok efsaneyi ve henüz yeni keşfedilen enerji noktalarını (ley hatları) barındırmaktadır. Yolculuğumuz Slivnica eteklerinde ve Cerkniščica nehri boyunca bozulmamış doğanın içinde yer alan bir huzurevi ziyareti ile başlıyor. Slovenya’da birbirinden konforlu yaşlı bakım evleri, yani huzurevleri bulunmaktadır. Yaşlılar bu evlerde sadece iyi bir bakım görmekle kalmıyor, aynı zamanda kaliteli bir hayat sürüyorlar.

Bu ülkede devlet desteğiyle yaşlı nüfusa son derece aktif ve yaratıcı programlar eşliğinde zengin aktiviteler sunuluyor. El sanatları, çeşitli sporlar, dans, dil eğitimi, yoga, doğa yürüyüşü, müzik ve bunun gibi düzenli olarak katıldıkları çeşitli etkinlikler hayatlarının bir parçası haline gelmiş.

Yani Slovenler yaşlılıklarında mümkün mertebe kaliteli ve sağlıklı bir hayat sürmek için ihtiyaçları olan her şeye sahipler.

Zihinsel ve fiziksel olarak son derece aktif bir hayat sürüyor ve bu şekilde toplumdan soyutlanmadan sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşlılık geçirebiliyorlar.

 

Cerknica Yaşlı Bakım Evi

Kendimizi Cerknica’daki huzurevinin önündeki mozaik duvarını hayranlıkla incelerken buluyoruz. Bir yandan müzeci Sonja bizlere projeyi anlatıyor. Cerknica’daki mozaik duvar, Slovenya’da bir ilk olarak organize edilen özel bir projenin ürünüymüş. Conin Vakfı’ın 48 ülkede 240’tan fazla mozaik duvarını “Aç çocukları olmayan bir dünya için” sloganı altında yürüttüğü küresel kampanyanın bir parçası olarak harekete geçirilmiş.

 

Cerknica Belediyesi ve DEOS Cerknica Huzurevi’nin projesi kuşaklararası olarak tasarlanmış.

Ortaya çıkan bu görüntüde bambaşka ellerin, farklı jenerasyonların bir arada yaptıkları çok değerli bir ortak çalışmanın nefis bir ürünü var.

Huzurevini uzun uzun gezemiyorum. Bunun için vaktim ve almam gereken izin belgelerim yok, ancak rehberimiz Srečko’ya sorular sormaktan kendimi alamıyorum. O da ilgimden memnun bir şekilde bana içeride olan aktiviteleri anlatıyor, fotoğraflar gösteriyor. Böylece buradaki hayata dair merakım daha da artıyor. 

 

Huzurevinde yaşlılar için organize edilen düzenli dağ yürüyüşlerinden, korodan ve toplu dans gösterilerinden bahsediyor. Sonrasında yaşlıların bahçede pilates yaparken çekilen fotoğraflarını gösteriyor ve onlara düzenli spor yaptıran kadını övüyor. Birlikte çok keyif aldıklarını gördüğüm fotoğrafları merak ve heyecanla inceliyorum.

Daha sonra buraya ayrıca tekrar gelmem ve gezmem gerektiğini de notlarıma düşüyorum.

Göle Doğru Yolculuk

 

Enerji Noktalarının Olduğu Anıtlar Bölgesi

Parkın içine giriyor ve göle doğru yürüyüşe başlıyoruz. Yolun başında taş harabeler ile çevrili küçük bir alanın önünden geçiyoruz. Her bir taşın üzerinde bir sembol, aralıklı 7 taştan oluşan bir daireyle karşılaşıyoruz. Etkileyici bir görüntüsü ve bambaşka bir enerjisi var. Sizi içine alıyor ve adeta bir yolculuğa çıkarıyor. Ne yazık ki burada durmuyoruz ve görünürde burayla ilgili en ufak bir bilgi yok. Buraya tekrar geleceğim diye not düşüyorum ve bu görüntüyü aklımın bir köşesine kazıyorum.

 

Önemli Bir Nokta

Buraya ayak bastığınız andan itibaren dünyanın önemli noktalarından biri üzerinde bulunduğunuzu hemen hissediyorsunuz. Cerknica, henüz işaretlenmemiş enerji noktaları ve keşfedilmemiş bitki türleri ile dolu bir şifa bölgesi.

Çin ve Hindistan’da uzun yıllar yaşamış ve alternatif tıp alanında uzmanlaşmış, gezgin, doğa aşığı ve şifacı güzel Betka, bizlere yeni belirlenmiş olan bazı enerji noktalarında Çigong egzersizleri yaptırıyor.

Betka, adeta sağlık, güzellik ve neşe saçıyor. Bitkiler onun dünyası. Yol boyunca konuşuyoruz ve bana şifalı bitkiler ile hazırladığı tamamen doğal kozmetik ürünleri, şifalı ilaçları ve yemekleri anlatıyor.

O bir güneş gibi. Onun heyecanını ve çocuksu mutluluğunu görmemek elde değil. “Buket yapacağım buket” diye zıp zıp zıplıyor. Biraz sonra elinde makası ile çiçeklerin içinde adeta kayboluyor.

 

Slovenya’nın En Büyük Gölü – Tabii su ile dolduğunda…

Yürüyüş esnasında Srečko’yu dinliyoruz.

Cerknica Gölü’nün diğer göllerden oldukça farklı, özel bir yer olduğunu anlatmaya başlıyor.

“Burada sürekli bir devinim mevcut. Sonbahar ve ilkbaharda Karst Gölleri genellikle suyla doludur. Kış biraz daha kuraktır ve yaz gerçekten oldukça kuru olabilir. Bitkiler, hayvanlar ve yerli sakinler hayatta kalmak için sürekli değişen su seviyelerine uyum sağlamak zorundadır.”

 

Koşullar çok sık değiştiğinden, Cerknica Gölü’nde görmeyi bekleyebileceğimiz şeyler de her seferinde farklı ve sürprizlerle doludur.

Bir gün, su kuşları için bir cennet olan geniş bir su ile karşılaşırken, bir sonraki ziyaretinizde kurutma çamurunda filizlenmeye başlayan bitkilerin arasında zıplayan bir kurbağa bulabilirsiniz.

Gölün koşullarına bağlı olarak, gölü dolduran yaylalarda yürümek burada yapılabilecek nefis bir aktivite. Mevsime ve koşullara bakılmaksızın gölün büyük bir kısmı sessizdir. Burası çok turistik olmayan bir cennet. Gölü her haliyle tanımak için ise tekrar tekrar gelmek gerekiyor.

 

Cerknica Gölü, Rakov Škocjan ve Križna jama ile birlikte uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak ilân edilmiştir. Ramsar alanı olması ve nesli tükenmekte olan kuşların yaşam alanı olduğundan aynı zamanda bir Natura 2000 (Avrupa Birliği topraklarındaki doğa koruma alanları ağı) sitesidir.

Burada 276 kuş türü gözlemlenmiştir. Tüm Avrupa kelebek türlerinin yarısı burada 125 diurnal kelebek türü bulunmaktadır. Bu alanın biyolojik çeşitliliği gerçekten olağanüstü!

Burada yaşayan insanlar her dönemde Cerknica Gölü ile bağlantılı olmuş. Barındırdığı bol miktarda balık ve ziyaretçisi olan birçok av hayvanı ile göl, Taş Devri’nden bu yana insanları cezbediyor.

Bu huzur vadisinin geleceği çok parlak. Onu daha iyi tanımak ise benim için bir gereklilik. Bugün Cernica’ya ilk gezimi gerçekleştirdim.

Bir sonraki gezilerimde onu çevresini daha yakından tanıyacak ve anlatacağım.

 

CERKNİCA GÖLÜ’NÜN GİZEMLİ KÖKENİNİN HİKAYESİ

Bu gizemli bölgenin hikayesi şöyledir.

Bir zamanlar bölgede bulunan düşman iki kalenin delikanlı yiğit prensi Stebercan ve güzeller güzeli prensesi Karlovcanka birbirlerine sırılsıklam aşık olurlar. Sterbski prensi, prensesin babası Karlowski kralını ikna etmek için kaleye gider. Gençlerin aşkına ikna olan ancak kızını Sterbskilere vermek istemeyen kral, prense imkânsız bir görev verir: Eğer prensesi kaleden bir tekneyle alırsa onunla evlenebilecektir.

Ancak kalenin çevresinde teknenin yüzebileceği su yoktur. Çaresiz prensin imdadına Jezerko (mistik göl canavarı) yetişir, ve tarlaları sular altında bırakan bir yağmur yağdırır. Böylece kalenin önünde büyük bir göl oluşur.

Prens teknesiyle kaleye gelse de kral sözünü tutmaz, çünkü kızını başka bir soylu ailenin oğluyla evlendirmek istemektedir. Prens teknesiyle kaleye gelmeye ve aşkıyla gizli gizli buluşmaya devam eder. Zifiri karanlıkta yönünü ise prensesin kale içinde yaktığı ışıklarla bulur.

Karlovcanka ile evlenmek isteyen soylulardan biri, onun Stebercan’a sadık kalmasını hakaret kabul eder. Fırtınalı bir gecede, iki aşığın buluşacağı vakitte, kalede ışıkları yakarak prense yön göstermekte olan prensesi kaçırır. Işıklar yanmayınca yönünü kaybeden prens, köpüren dalgalar tarafından yutulur. Bunu duyan prenses, kendisini kaçıran soylunun elinden kurtularak kale duvarından göle atlar ve boğularak can verir. 

İşte bu nedenle Cerknika Gölü’nün aşıkların ruhlarının kavuştuğu yer olduğuna inanılır.