Ayşegül Karaali
Slovenia

I am just a curious person who likes nature and sports, hikes up to the mountains and jumps into the cold waters, runs in the forests and travels as much as possible. I am Aisha, a 23 year old Turkish girl, born and raised in Istanbul. Three years ago I moved to Slovenia with my little sister. We planned to stay in Slovenia for a year so that she could study and I could improve my English. After a while, I decided to continue with my studies in Slovenia. Started studying the language, and now I Iive and study in this beautiful country. I explore the country and its culture while still improving both English and Slovene. Here, I am going to share my stories with you. Join me through the adventure.

FAIRYTALE PATH IN SLOVENIA Genel SLOVENIA DIARIES

TOLMİN’İ KEŞFEDİYORUM

on
02/03/2020

Bir yerden başlamak lazım demiştim. Slovenya gezip görülecek yerler bakımından oldukça zengin bir ülke.

Ben de Slovenya’nın beni en çok etkileyen yerinden başlayacağım.

Tolmin, Yukarı Soča Vadisi’ndeki en büyük yerleşim yeri olan Julian Alpleri’nin güney kenarında, İtalya sınırına yakın olan küçük bir Sloven kasabasıdır. Küçük dediğime bakmayın, burası zengin tarihi ve coğrafyası ile Slovenya’nın en ilgi çeken noktası haline gelmiştir.

Burada görülecek çok yer, dinlenecek çok efsane ve gözlenecek bir sürü şey var. Beni burayla ilgili büyüleyen ilk şey masallara konu olan zümrüt yeşili bir renge sahip buz gibi şifalı Soča Nehri’dir.

Sadece birkaç metre genişliğinde ve 15 metre derinliğindeki düzleştirilmiş bir geçit olan Büyük Soča Vadisi’ni yaratır.

Burası Slovenya’nın en özel yerlerinden sadece bir tanesi. Bugün burayı keşfe çıktım. İlk rotam ise, Tolmin nehir yatağının üstünde bir kilise.

 

 

JAVORCA’DA KUTSAL RUH’UN ANIT KİLİSESİ

Avrupa mirasının izini taşıyan Javorca’da Kutsal Ruh’un Anıt Kilisesi adında ahşap bir tapınak bulunmaktadır. Bu yapı küçük kilise anlamına gelen şapel olarak da adlandırılır.

Daha önce resimlerini görüp çok etkilendiğim bu kilise, 2018’in başından beri, resmi olarak Avrupa değerini vurgulayan Avrupa Mirası devleri arasında bulunmaktaymış.

Javorca, kökenlerine ve kültürlerine bakılmaksızın Birinci Dünya Savaşı’nda can vermiş askerlere adanmıştır. Böylece barış, insanlık onuru, farklı kültürlere, dinlere ve milletlere saygı gibi değerleri temsil eder. Temsil ettiği güçlü değerler sayesinde de ortak bir miras için en yüksek Avrupa tanınırlığını almıştır.

Huzurun sembolü Javorca (deniz seviyesinden 571 metre yüksekte) Polog Dağı’nın üstünde yer almaktadır.

2016 yılında 100. yıldönümünü kutlayan kilise, 1 Mart ile 1 Kasım ayları arasında 1916’da Isonzo Cephesi’ndeki savaş sırasında düşmüş askerler için bir anıt kilisesi olarak inşa edilmiş. Isonzo Cephesi (1915-1917)

Avusturya-Macaristan Ordusu’nun 3. Dağ Tugayı askerleri veya kendilerini Isonzo Cephesi’nin savaş alanlarında bir araya getiren çeşitli ustalar tarafından gönüllü olarak inşa edilmiş.

Kilise, Soča Vadisi’ndeki I.Dünya Savaşı anıtlarını ve kalıntılarını birbirine bağlayan ünlü Barış Yolu üzerinde seçilen noktalardan biridir.

Kilise savaş sırasında günlük kilise ayinleri için kullanılıyormuş. Burada Katolikler, Protestanlar, Yahudiler, Müslümanlar ve ateistler bir araya geliyormuş.

Girişin üstünde güneş saati, Avusturya-Macaristan monarşisi arması ve PAX (barış) yazıtıyla bir çan kulesi yükselir.

Avusturya-Macaristan imparatorluğunun on sekiz arması dış cepheyi süslerken, iç kısmı da renklerle boyanmıştır.

Anıt kilise, ağırlıklı olarak ahşaptan inşa edilmiştir: düşmüş askerlerin isimlerini barındıran bir sunak, tavan, sütunlar ve duvarlar vardır.

Mavi, altın ve beyaz renklerde renkli süslemeler, 2 büyük melek ve ahşap alter ile etkileyici ahşap iç, nefesinizi kesecektir.

 

Memorial Kilisesi Sv. 2018 Javorca Spirit, Avrupa’daki 38 anıtı birleştirerek Avrupa Kültür Mirası (ZED) işaretini taşımaktan gurur duyuyor. Aralarında Slovenya’da bulunan Franja Hastanesi de var.

Kilisenin yeri, 1.Dünya Savaşı’nın önemli savaş alanlarına (Sleme, Mrzli vrh, Rdeči rob, Vodil vrh) eşit mesafede yer almaktadır.

Javorca’daki Kutsal Ruh Kilisesi, sadece tarihi mesajı ve olağanüstü yapısıyla sizi etkilemekle kalmaz, aynı zamanda kilisenin yanındaki izleme terasından sizlere büyüleyici bir Tolmin-Bohinj dağları zinciri manzarası sunar.

Farklı din ve kökenlerden (Katolikler, Protestanlar, Müslümanlar ve ateistlerden) oluşan askerler için bir sığınak olan şapel, savaş sırasında günlük işlere hizmet etmiş, huzurlu ve korunaklı bir alan sağlamış. Ayrıca meditasyon için de kullanılıyormuş.

Birçok kökeni bir araya getirmiş olan bu şapel temsil ettiği değerler, mimarisi ve güçlü enerjisi ile adeta büyülüyor.

Bugün ise şapeli ziyaret etmek isterseniz içeriye girmek için grup olarak bir tur rehberi ile gelmeniz gerekmektedir.

Yolunuz birgün buraya düşer ise bu kiliseyi mutlaka ziyaret etmenizi öneririm. Bizim ziyaretimiz sırasında hava oldukça rüzgarlı ve soğuktu. Tabiki buranın ihtişamını görmemize engel değildi. Ancak bu durum, buraya güneşli bir günde tekrar gelmek ve yoga yapmak istememe sebep oldu veya fırsat verdi mi demeliyim?  🙂

 

 


TAGS
RELATED POSTS

LEAVE A COMMENT