Ayşegül Karaali
Slovenia

I am just a curious person who likes nature and sports, hikes up to the mountains and jumps into the cold waters, runs in the forests and travels as much as possible. I am Aisha, a 23 year old Turkish girl, born and raised in Istanbul. Three years ago I moved to Slovenia with my little sister. We planned to stay in Slovenia for a year so that she could study and I could improve my English. After a while, I decided to continue with my studies in Slovenia. Started studying the language, and now I Iive and study in this beautiful country. I explore the country and its culture while still improving both English and Slovene. Here, I am going to share my stories with you. Join me through the adventure.

Genel TRAVELING

İRAN’A GİTME FİKRİ DE NEREDEN ÇIKTI KIZIM?

on
02/08/2019

Demişti dedem, ben İran’dan döndükten sonra. Aslında bu soruyu birçok kimse sormuştu ve cevabım her seferinde biraz farklıydı. Meğer ne çok sebebim varmış İran’a gitmek için.

Bilmeyenler için söyleyeyim. Ben 3 yıldır Slovenya’da yaşamakta ve orada okumaktayım. Slovenya evet. Avrupa’nın ortasındaki minnak, yeşil ülke. Eski Yugoslavya’dan ilk ayrilan ülke. Bu ülkenin ana dili Slovencedir.

Ben 2 yıldır Slovence öğreniyor ve Slovence eğitim görüyorum. Geçtiğimiz günlerde gezgin bir arkadaşım, İran’a gitme fikrinden bahsetmeye başladı. Coğrafya öğretmeni olan ve coğrafyanın toplumlar üzerindeki etkilerini araştırmakta, çok okuyan, çok düşünen bir adam.

Saatler ve günler süren sohbetlerimiz farklı kültürleri keşfetmeye ve insanları anlamaya olan merakımızı daha da güçlendirmişti.

Son zamanlarda onun elinden bırakamadığı kitap ”İran Uyanıyor”, bana bu kitabı hediye etti. Ben de Slovence bir kitabı anlıyor olmanın sevinci ile kitaba başladım.

Bu kitapta Ebadi, kariyerini ve özel yaşamını; inancını, deneyimlerini anlatıyor. İsyankâr seslerin bastırıldığı ya da acımasızca susturulduğu bir ülkede, isyankâr bir ses olup geleneksel hayatını sürdürme çabasını konu alıyor. 

Çok geçmeden ”İran’a gideceğim” dedi. İran’ı hem tarihi güzellikleri, hem de sosyolojik durumu ile görülmesi gereken bir yer olarak görüyordu.

Ben de bir gün gitmek istiyordum. Kitabı okudukça İran’a karşı olan merakım daha da artıyordu.

Bugünkü İran hakkında bildiklerim ABD ile arasındaki gerilim, ekonomik kriz ve baskıcı rejimden ibaretti. Medya, İran’ı pek de turistik bir nokta olarak göstermiyordu. Ancak gidenler vardı tabi.

Peki ya gitmek güvenli miydi?

Tekrar buluştuk. Bu sefer elinde Lonely Planet’in İran kitabı ile gelmişti. İran dünyanın en misafirperver ülkesiymiş. İran’ı ve İranlıları anlatan bu kitaba biraz göz attıktan sonra dünyada görülmesi gereken en ilginç yerlerden birinin İran olduğu konusunda ikimiz de hemfikirdik.

Peki ya birlikte gitmek konusunda da o kadar hemfikir miydik? Bana kalsa yalnız giderim ama İran’a yalnız gitme fikri ne kadar güvenli onu da henüz bilmiyordum.

Ve yolculuk başladı.

 

TAGS
RELATED POSTS

LEAVE A COMMENT